Almanya, Sosyal Demokratlar mı diyecek?

MERKEL’İN KOALİSYON ORTAĞI SON ANKETLERDE YÜKSELİŞTE

Sosyal Demokrat Parti, halihazırda Merkel’in yani Hristiyan Demokratların koalisyon ortağı. İlk baharda yapılan anketlerde üçüncü sırada yer alan parti, son anketlerde tırmanışta. Öyle ki son kamuoyu yoklamalarında yüzde 26 ile ilk sıraya yerleşti. Hükümette olmalarına rağmen partinin çok kan kaybetmediği düşünülebilir. Ancak yüzde 17’lerden 26’ya varan artışın nedenlerinden biri, rakip başbakan adayları Laschet ve Baerbock’un yaptığı hatalar.

“TANRI YARDIMCIM OLSUN DEMEYECEĞİM”

Sosyal Demokratların başbakan adayı, maliye bakanlığı görevini yürüten Olaf Scholz. Scholz seçimlere günler kala Alman Bild gazetesine konuştu ve dikkat çeken bir açıklama yaptı. Scholz, her ne kadar Hristiyan değerlerini benimsese de başbakan olması durumunda yemin metninde yer alan “Tanrı yardımcım olsun” ifadesini kullanmayacağını açıkladı.

SPD KAZANIRSA TÜRKİYE TUTUMU NE OLACAK?

Almanya’da seçme hakkına sahip Türklerin uzun süre ilk tercihi Sosyal Demokrat Parti oldu. İşçi olarak buraya gelmişlerdi, ilk sendikalarında temas kurdukları Sosyal Demokrat Parti, vatandaş olduktan sonra da ilk tercihleri oldu. Hem Sosyal Demokrat partinin Türklerle ilgili ikircikli siyaseti hem de son seçimlerde aday olan Scholz’un Türkiye karşıtı açıklamaları Türklerin bu tercihini olumsuz etkiledi. Buna rağmen sosyal Demorkat Parti, Türk seçmenin gönlünü yeniden kazanmaya çalışıyor.

Scholz, Türkiye ve Uyum Araştırmaları Merkezi Vakfı’nın göçün 60. yılı nedeniyle yaptığı proje için konuştu ve Türklerin siyasette yer alması için kapıları açtıklarını savundu. Bu çok önemli. Göçmenlere bu kadar bağlı bir toplumda, burada doğmuş göçmen kökenlilerin çocuklarının mümkün olan her yerde yönetici seviyesinde ve siyaset içerisinde yer bulması gerekiyor. Sosyal Demokrat Parti bunun gerçekleşmesi için elinden geleni yapıyor. Hem yerel seviyede hem de federal siyasette.

PARTİ TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİNİ ARTIK DESTEKLEMİYOR

Türklere kapısının açık olduğunu belirten parti, şimdiye kadar Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine de destek veren bir çizgiye sahipti. Şimdiye kadar çünkü bu konudaki siyasette değişiklik sinyalleri geliyor. Sosyal Demokrat Partisi, seçim programında Türkiye’ye “Avrupa komşuluk politikası” başlığı altında çok az yer veriyor. Oysa Sosyal Demokratlar, 2017 programlarında Türkiye’nin AB Üyeliğinin önemine vurgu yapmıştı. Bu seçimlerde SPD, Türkiye’nin üyelik müzakerelerinden söz etmiyor. Bu da rota değişikliği olarak yorumlanıyor. Parti programındaki Türkiye ile diyalogda yeni bir düzen ifadesi de dikkat çeken bir nokta.

Türkiye yakın ortak olarak görülüyor, hedef ise sözleşmeye dayalı bir anlaşma. Bu da akıllara Sosyal Demokratların Türkiye’nin AB üyeliğine destekten vazgeçtiği ve Merkel’in imtiyazlı ortak modeli benzeri bir çizgiyi benimsediği olarak yorumlanıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir