Anton Dedusenko: Türkiye için önemli fırsatlar yolda

Dedusenko, çevrim içi düzenlenen 4. Nükleer Santraller Fuarı ve 8. Nükleer Santraller Zirvesi’nde (NPPES) yaptığı açılış konuşmasında, Akkuyu NGS projesinin ulusal ekonominin gelişmesine katkıda bulunduğunu ifade etti.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın 2020’de enerji sektörü için 3 ana hedef çerçevesinde sürdürülebilir toparlanma planı tasarladığını anımsatan Dedusenko, “Bu hedefler, istihdamı koruma ve daha fazlasını yaratma, ekonomik büyümeyi canlandırma ve enerjide sürdürülebilirliği ve dayanıklılığı geliştirme olarak sıralanabilir. Yeni nükleer projelerin dünya genelinde uygulanması, bu 3 hedefi de karşılıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Dedusenko, bu kapsamda Akkuyu NGS’de de 3. ünitenin yapımına martta başlandığına ve 3 ünitenin eş zamanlı olarak yapım sürecinde olduğuna işaret ederek , 4. ünite için de Türkiye Nükleer Düzenleme Kurumundan yapım ruhsatını beklediklerini aktardı.

Akkuyu NGS’nin devreye alınmasıyla yılda yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretimi gerçekleştirileceğine dikkati çeken Dedusenko, “Bu durum, Türkiye’nin güç tüketiminin yüzde 10’unu karşılaması anlamına geliyor. Projenin şimdiden nüfus çeken bir noktaya dönüştüğünü söyleyebiliriz. Yerelde üretimi geliştiren ve istihdam yaratan proje, birçok uluslararası firma için çeşitli sözleşmelere kaynaklık ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Dedusenko, projenin yapım aşamasında Türk yerlilik payının yüzde 40 olduğunu ve tedarikçi listesinde de 400’den fazla Türk firmasının bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Türk ortaklarımızla beraber mal ve hizmet temininde yerlilik üzerinde çalışıyoruz. Türk firmalar için önemli fırsatlar doğarken, projeye henüz dahil olmayan Türk şirketleri için de fırsatlar sunmaya devam edeceğiz. Projemiz oldukça iyi bir ilerleme kaydediyor. Bunun için Türk meslektaşlarımıza ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına güçlü destekleri için teşekkür ediyoruz.”

– SANTRALDE ÇALIŞMALAR SALGIN TEDBİRLERİ KAPSAMINDA DEVAM EDİYOR

Akkuyu Nükleer İnşaat Birimi Başkanı Denis Sezemin de santralde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını kapsamında personelin sağlığının korunmasının öncelikleri arasında bulunduğunu, alınan tedbirlerle santralde iş akışının bir gün bile durmadığını aktardı.

Sezemin, santralin aktif ve pasif güvenlik sistemleri içerdiğini vurgulayarak, “Deprem, tsunami, su baskını, fırtına gibi olumsuz etkilerin hepsi özellikle Fukuşima tecrübesinden hareketle yeniden ele alındı. Harcamaların önemli bir bölümü güvenlik tedbirlerine ayrılıyor. Santralin planlanan kullanım ömrü 60 yıl ancak 20 yıl daha uzatılabiliyor.” diye konuştu.