Daha Genç Bir Görünüm İçin Tercih Edilen Botoksun Tedavi Olarak Kullanıldığı Hastalıklar

Yüz çizgilerini ortadan kaldırmak amacıyla kozmetik alanında kullanılan botoks sadece estetik görünüm için değil, bir çok sağlık sorunun tedavisinde de kullanılıyor. Botoks Clostridium Botulinum adı verilen bakterinin salgıladığı bir toksin ve yaklaşık 30 yıldır kullanılıyor. Ancak nörolojide kullanıldığı alanlar kozmetiğe göre daha az bilinmekte. Bu yazımızda da botoksun hangi hastalık tedavilerinde kullanıldığını sizler için derledik.

Kaynak: https://www.ntv.com.tr/saglik/botoksu…

Botoks kas içine enjekte edildiğinde o kas veya kas gruplarına ulaşan sinir uçlarını geçici olarak devre dışı bırakıyor.

Böylece kasların sebep olduğu istemsiz hareketleri ve aşırı kasılmayı ortadan kaldırıyor. Bu etki 3-4 ay kadar sürdüğünden, bu süre sonunda kasılmalar tekrar başlayabiliyor. Bu nedenle enjeksiyonları tekrarlamak gerekiyor. Prof. Dr. Yeşim Gülşen Parman, botoksun kozmetik haricinde 6 hastalık grubunda iyileştirici etkisi bulunduğunu belirtti.

Botoksun tedavi amaçlı kullanıldığı, nörolojik durumlar ise şunlar:

  • Boyun kaslarının istemsiz kasılması (spazmodik tortikolis)

  • Göz çevresinde yer alan kasların aşırı kasılması (blefarospazm)

  • Yazıcı krampı (yazı yazarken ortaya çıkan parmak ve kol kaslarında aşırı kasılma)

  • Çene kaslarının kasılması (Oromandibüler distoni)

Ani, istemsiz, tekrarlayıcı hareket veya jestler olarak bilinen tikler, özellikle baş-boyun bölgesini ilgilendirdiğinde (aşırı göz kırpma, yüz buruşturma, boyun çevirme) botokstan yarar görebiliyor.

Botoks distoni ve tiklerin tedavisinde kullanılıyor.

Distoni, beyin tarafından iletilen sinyalin yanlış gönderilmesi sonucunda, vücutta belirli bir bölgede ya da yaygın şekilde oluşan istemsiz kas spazmlarına verilen genel bir tanımlamadır. Vücudun bir bölgesinden başlayarak (göz, boyun, kollar ve eller gibi) bazı durumlarda ağrılı bir şekilde gelişir. Bir tür hareket sistemi hastalığı olan distoni, beynin daha çok derin yapılarını tutan hastalıklarda görülüyor. Bazı hastalıklara eşlik edebileceği gibi (Parkinson hastalığı), tek başına bir hastalık olarak da ortaya çıkabiliyor. Üstelik her yaşta görülebiliyor. İstemsiz bir şekilde devam eden tik, distoni hastalıklarını tedavi eden botoks, kasları bloke eden etkisi sayesinde, kas kasılmalarını kontrol altına alarak ve hastanın yaşam kalitesini yükseltebiliyor.

Spastisite ve sertleşen kasları yumuşatma amaçlı kullanılıyor.

Kas hareketleri, normalde bazı kasların kasılmasına izin verirken, diğerlerinin gevşemesini sağlayan komplike bir sistem tarafından kontrol ediliyor. Bunun sonucunda da birçok kas aynı anda kasılabiliyor. Buna da Spastisite deniliyor. Spastisiteye yol açan hastalıkların başında, beyin damarlarının tıkanması ya da beyin kanaması sonucunda ortaya çıkan inme (felç) geliyor. Bu durumdan başka, beyin ve omurilik travmaları, multiple skleroz  (MS) gibi sinir sistemini hasara uğratan hastalıklar da eklenebilir. Spastisiteyi tedavi etmek için birçok yöntem uygulanıyor. İlaçla tedavi denebiliyor, gerekli durumlarda cerrahi tedaviye de başvurulabiliyor. Son yıllarda öne çıkan botoks uygulanan tedaviler, aşırı kasılan ve sertleşen kas ve kas gruplarının gevşemesine neden oluyor. Bu tedavi yöntemi fizyoterapi ile birlikte uygulandığında başarılı sonuçlar alınabiliyor.

Sürekli ve aşırı göz kırpma gibi sorunları da botoks tedavi ediyor.

Hemifasiyal spazm, yüz siniri tarafından uyarılan yüzün mimik kaslarının aralıklı  olarak kasılmasıyla oluşuyor. Genellikle aralıklı tikler veya göz kaslarının spazmları ile başlar ve gözün kapanmasına neden olacak kadar şiddetli olabilir ve erişkinlerde daha çok görülür. Spazmlar daha sonra alt yüzün kaslarına yayılabilir. Yayıldığı kaslar arasında başlıcaları; yanak kasları, ağız çevresi kasları ve nadir olarak da boyun kasları sayılabilir. Bu hastalığın tedavisi için de ilk tercih edilen seçenek botoksdur. Göz çevresindeki kaslara ve spazmın görüldüğü yüz kaslarına uygulanmaktadır. Tedavi hastaların yüzde 80-90’ında olumlu sonuç vermiştir.

Botoks aşırı terleme sorunu çözüme kavuşturulabiliyor.

Terleme, vücut ısısının sabitlenmesi için ter bezlerinin sıvı üretmesi durumudur. Hiperhidrozis yani aşırı terleme, ter bezlerinin aşırı çalışmasıyla ortaya çıkmaktadır. Özellikle koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanı aşırı olarak terliyor. Bu da; giyilen kıyafetlerin koltuk altı kısımlarının ıslanması, ayakların ayakkabı içinde terlemesi ve bu nedenle koku yapmasına neden olarak yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Ancak yüzde de aşırı terleme görülebiliyor. Aşırı terleme sorununu çözüme kavuşturmak için kullanılan botoks; diğer uygulamalarda olduğu gibi kas içine değil, deri içine veya altına enjekte ediliyor. Bunun nedeni ise terlemeyi düzenleyen sinir uçları derinin üst tabakasında yer alması. Enjekte edilen botoksun etkisi 6 ay kadar sürüyor.

Diş hastalıklarının tedavisinde de kullanılıyor.

Bruksizm yani diş gıcırdatma, genellikle uyku esnasında oluşan güçlü çene hareketlerinin neden olduğu çeneleri sıkma, dişleri gıcırdatma ile ortaya çıkıyor. Genellikle bu alışkanlığa sahip bireyler, gece uyku sırasında ortaya çıktığı için dişlerini gıcırdattıklarından habersizler. Diş gıcırdatma, çene sıkma problemleri için de, botoks uygulaması çözüm oluyor. Diş gıcırdatma ve çene sıkma gibi eylemler, dişlerde aşınma, dolgularda kırılma, çene eklem bozuklukları sorunlarını da beraberinde getirirken, çiğneme kasları üzerine kısa sürede uygulanan botoks işlemi ile başarılı sonuçlar elde edilebiliyor.

Migren tipi baş ağrısı ve gerilim tipi baş ağrısında da yararlı olmaktadır.

Kas gevşetici etkisi iyi bilinen botoks, Kas spazmı yaptığından, şakak ve ense bölgelerine uygulandığında, kaslara bağlı baş ağrıları, migren gibi yaşam kalitesini düşüren hastalıkları da belirli bir süre için ortadan kaldırabiliyor. Özellikle kronikleşmiş baş ağrısı yaşayanlara ve ilaç kullanamayanlara bu tedavi önerilmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*