İran, ABD Ablukasından Kurtulmak için Stratejik Planını Açıkladı

İran, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı abluka altına almasının ardından yaşanan gemi trafiği duraksamasıyla birlikte yeni bir strateji geliştirdi. Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu kritik boğazda, İran’ın kontrol ettiği geçişler önemli ölçüde azalmış durumda. ABD, İran limanlarına uğrayan tüm gemileri hedef alacağını duyururken, diğer gemilerin geçişine izin vereceğini de belirtmiştir. Bu durum, ilk olarak Çin gemileri tarafından test edildi. Suudi Arabistan’dan yola çıkan Rich Starry gemisi ablukayı geçerken, İran’dan hareket eden Elpis gemisi geri çevrildi. Böylece, ablukanın hem resmi hem de fiili uygulaması başlamış oldu. İran ise, bu durumdan kurtulmak ve ABD ile yaşanan çekişmede zafer kazanmak için yeni planlar hazırladı.

**Zamanın Rolü**
İngiliz basınına göre, İranlı stratejistler zamanın kendisini en değerli silah olarak görüyorlar. İran, ABD’nin bu abluka sürecini uzun süre sürdüremeyeceğine inanıyor. Zira ABD savaş gemilerini üslerinden uzak tutmanın maliyetinin her gün milyonlarca dolara ulaşacağı öngörülüyor. Ancak bu noktada İran, ABD’yi yeterince hafife alıyor olabilir. Başkan Trump’ın, petrol fiyatlarının Kasım ayına kadar yüksek kalacağını açıklaması, ablukanın uzun soluklu olacağı algısını pekiştirdi. ABD, petrol ticaretine bağımlı olan İran’ı ekonomik olarak sıkıştırmak için çeşitli yollar arıyor. Üstelik, Orta Doğu’dan petrol ithalatının yüzde 54’ünü gerçekleştiren Çin’in ekonomik zorluklarla karşılaşması halinde İran’ı taviz vermeye zorlayabileceği ifade ediliyor. Bu bağlamda Trump, bu tür planlar üzerinde çalışıyor olabilir.

**İran’ın Gizli Petrol Rezervleri**
İran, savaş öncesinde milyonlarca varil petrol taşıyan tankerlerini Pasifik ve Hint Okyanusu’na yayarak gizli bir strateji geliştirmiş durumda. Bu gemiler, halen İran adına petrol ticareti yapabiliyor. İngiliz basınına göre, bu tankerlere bağlı olarak İran, aylar boyunca Çin’e petrol akışını sürdürebilir. Çin’in sahip olduğu stratejik petrol rezervleri, bu akışı bir yıl boyunca karşılayabilecek kapasiteyi sahip. Ayrıca, Çin’in İran’ı finansal olarak desteklemeye devam etmesi bekleniyor. ABD istihbaratı ise, Çin’in üçüncü ülkeler üzerinden İran’a silah ulaştırdığını öne sürse de, Çin bu iddiaları şiddetle reddetmiştir.

**Körfez Ülkeleri Endişeli**
Bu arada, Körfez ülkeleri de ablukadan etkilenerek ABD’nin bölgedeki varlığının geleceğini sorguluyor. Bloomberg’in haberine göre, Hürmüz Boğazı’ndan geçmek istemeyen yük gemileri, Körfez’den petrol ihracatını da durdurmuş durumda. Bu durum, zengin Körfez ülkelerinin zayıflamasına yol açıyor. Daha büyük bir tehlike ise, İran destekli Husi grubun Babülmendep Boğazı’nı kapatarak Kızıldeniz’i de etkisi altına alması ve bu yolla tüm petrol yollarını Hint Okyanusu’na kapatması. Bu senaryo, Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı ile Kızıldeniz üzerinden petrol ticareti yapan Körfez ülkeleri için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Suudi Arabistan, şimdiden ABD’ye ablukanın sona erdirilmesi için baskı yapmaya başlamış durumda. Daha önce İran’a yönelik kara operasyonları için baskı yapan Suudi Arabistan, artık barış için çaba sarf etmektedir. İran ise, zamanla ABD’nin ablukayı sürdürme kapasitesinin azalacağına inanıyor. İran ekonomisi, savaş öncesinde zayıflasa da, ABD ve Körfez ülkelerine kıyasla daha dayanıklı bir halk yapısına sahip olması, rejim için stratejik bir avantaj sağlıyor.